| |
| GÜMÜŞHACIKÖY
ADD 30 AĞUSTOS
ZAFER BAYRAMI BASIN AÇIKLAMASI |
Atatürk
Büyük Söylev’inde 30 Ağustos Utkusu’nu şöyle
değerlendirmektedir : “ Her evresi ile düşünülmüş ,
hazırlanmış , yönetilmiş ve utkuyla sonuçlandırılmış olan
bu harekat, Türk ordusunun, Türk subaylarının
ve komuta kurulunun yüksek güçlerini ve yiğitliklerini
tarihte bir daha saptayan ulu bir yapıttır.
Bu yapıt, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık
düşüncesinin ölümsüz anıtıdır.
Bu yapıtı yaratan bir ulusun çocuğu, bir ordunun
Başkomutanı olduğum için sevincim ve mutluluğum
sonsuzdur. “ (Atatürk,Söylev.C.II.,s.903.) |
Basın
açıklaması için
tıklayınız
|
| Gümüşhacıköy Atatürkçü Düşünce Derneği Kocatepe'de |
Gümüşhacıköy Atatürkçü Düşünce Derneği Afyon Kocatepe Üniversitesince düzenlenen ve geleneksel hale getirilen "Kocatepe Zafer Yürüyüşü" etkinliğine 40 kişilik gurbu ile katılmıştır. Yürüyüşe 25 Ağustos 2010 saat 19:30'da Gümüşhacıköyden yola çıkılmış ve 26 Ağustos 2010'da Mustafa Kemal'in Büyük Taarruzun hucum emrini verdiği saat olan 04:30'da yürüyüşe ve Afyon Kocatepe Üniversitesince düzenlenen etkinliğe katılmıştır. Zaferin 88. yıl dönümünde Kocatepe'de bulunmanın gururunu yaşayan gurubumuz dönüş yolunda Anıtkabir ziyaretide gerçekleştirmiştir.
|
 |
Fotoğraflar
için tıklayınız |
| 23
Nisan'da Öğrencilere 4000 Bayrak Dağıttık |
23 Nisan Ulusal
Egemenlik Çocuk Bayramı'nda şubemiz
tarafından ilçemizdeki öğrencilere 4000 adet
Türk Bayrağı dağıttık.
Şube başkanımız Hasan TOPAL
bağımsızlığımızın sembolü olan Bayrağımızı
öğrencilerimize dağıtarak onlardaki
bağımsızlık ruhunun, ulus olmanın bilincini
yaratmaya çalıştık.
Bundan sonraki ulusal bayramlarımızda
etkinliklerimiz artarak devam edecektir. |
 |
|
|
|
Ankara Ekin Tiyatrosu İlçemizde |
21
Nisan 2010 tarihinde şubemiz tarafından
organize edilen tiyatro etkinliğine Ankara
Ekin Tiyatrosu getirildi.
Ankara Ekin Tiyatrosu oyuncuları öğrencilere
yönelik olarak "ŞARKICI" adlı oyunu
sergiledi. Halkımıza yönelik olarak Şair
Eşref'ten günümüze uyarlanan "HECCAV" adlı
politik komedi sergilendi.
Oyuna halkımız büyük ilgi gösterdi.
Tüm katılımcılara teşekkür ederiz. |
 |
|
Fotoğraflar
için tıklayınız |
|
Gümüşhacıköy
Sivil Toplum Örgütleri Tekel İşçilerine Destek İçin
Anakara'daydı
Geçen hafta kararlaştırıldığı üzere İlçemiz Sivil
Toplum Örgütleri'nin Organizasyonu ile Sivil toplum
örgütlerine üye 32 kişilik bir kafile Ankara'daki
Direnişte bulunan tekel işçilerine moral ve destek
vermek amacıyla Ankara gittiler. Ellerinde dövizler
ve pankartla Gümüşhacıköy halkı Tekel İşçisinin
yanındadır diye slogan attılar. Daha sonra çadır
önünde konuşma yapan ADD Atatürkçü Düşünce Derneği
Başkanı ve Amasya Cumhuriyet Halk Partisi İl Genel
Meclisi Üyesi Eğitimci Ali OTTAN. 4 C kölelik
yasasıdır.Bu uygulama kapitalizmin bir
dayatmasıdır.bu yasaya evet demek.iş sözleşmesinin
fes edilmesi demektir.diyen.
Ali OTTAN Tekel işçisinin haklı mücadelesinde sonuna
kadar. Gümüşhacıköy halkı yanınızdadır dediler.
Gümüşhacıköy den gelen gurup ve Ankara dan
dayanışmaya katılan gurupla birlikte sayıları yüzü
bulan Gümüşhacıköy sivil toplum örgütleri
beraberlerinde getirdikleri erzakları diğer
illerinde bulunduğu Tekel işçisi eylem çadırlarını
dolaşarak dağıttılar.
Gümüşhacıköylü Sivil Toplum kuruluşlarının bu örnek
davranışı eylemdeki işçiler tarafından takdirle
karşılandı. |
Fotoğraflar
için tıklayınız |
|
ADD Uğur Mumcu'yu Andı
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Gümüşhacıköy
Şube Başkanı Ali OTTAN; Gazeteci Yazar Uğur
Mumcu'nun 17. ölüm yıl dönümü dolayısıyla
yaptığı konuşmasını şöyle dile getirdi. 17
Yıl önce bu gün, karlı bir Ankara sabahında,
bir kırık gözlük, bir keskin kalemkarlar
üzerine düşerken; devrimci demokrat, laik
cumhuriyetçi, tam bağımsızlıkçı,
antiemperyalist ve gerçek Atatürkçü bir sesi
susturduklarını sanıyorlardı karanlık
odaklar. Günümüzde dünyada ve ülkemizde
yaşananları gördükçe onun niçin susturulmak
istendiğini daha da iyi anlıyoruz. |
 |
Uğur Mumcu;gerçek bir hukukçuydu, hukukun
herkes için gerektiğine inanır ve onu
savunurdu, devleti talan eden güçsüzleştiren
mafya-ticaret-tarikat-siyaset-medya
ilişkilerini açığa çıkarmaya çalışıyordu.
Terörü de besleyen silah ve uyuşturucu
kaçakçılarının izini sürüyor, içeride
dışarıdaki kirli bağlantılarını açıklıyordu
korkusuzca.
Hukuk ihlallerinin, faili meçhul
cinayetlerin, darbe ve derin ilişkilerin
demokratik, laik cumhuriyet için en büyük
tehlike olduğunu savunuyordu. Yazarların
namusları olan kalemlerini iç ve dış
karanlık çıkar odaklarına kiralamamalarını
savunur, liboş,2.Cumhuriyetçi ve soros
beslemeleriyle kalemiyle mücadele ederdi.
Özelleştirme adıyla cumhuriyetin
kazanımlarının iç ve dış yandaşlara peşkeş
çekilmesi, talan ve yok edilmesi konusunda
halkını aydınlatıyordu. İlçemizi yakından
ilgilendiren tekel, yabancılara haraç mezat
satıldı. Yüzlerce tekel işçisi ve binlerce
tütün üreticisi aç ve işsiz kaldı. Uğur
Mumcu bu durumu 2530 yıl önce dile
getiriyordu. Sen sadece kaleminle ve
konuşmalarınla savaşım vererek laik
demokratik cumhuriyeti, ulusun birliğini,
vatanın bütünlüğünü savunduğun için karanlık
karşıtlarınca bedenin yok edildi. Bu gün bu
değerlere saldıranlar medyada köşe başlarını
tutarak küresel güçler tarafından
beslenmekte; üniter ve laik devlet yapımızı
yok etmek için var güçleriyle
çalışmaktadırlar. Ömrünü karanlık
ilişkilerin aydınlatılmasına adayan bu
yiğit, kokusuz, gerçek aydın, yurtsever,
namuslu hukuk adamı kısaca gerçek Atatürkçü
Uğur Mumcu kendisini şöyle tanımlıyor;
“Ben Atatürkçüyüm. Ben Cumhuriyetçiyim. Ben
laikim. Ben antiemperyalistim. Ben bağımsız
Türkiye'den yanayım. Ben insan hakları
savunucusuyum. Ben özgürlükçüyüm. Ben
terörün karşısındayım. Ben yobazların,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım.
Öyleyse vurun, parçalayın. Her parçamdan
benim gibilere, beni aşacaklar
çıkacaktır.”Diyordu ve dediği gibi oldu. Sen
alçakgönüllü olduğun için. Şunu demeyi de
bize bıraktın. Bazı ölümler ölümsüzlüktür.
Uğur Mumcu bir aydınlanmacıydı.
Ülkeyi çağın dışına taşımak isteyenler, Uğur
Mumcu gibi Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Abdi
İpekçi, Gaffar Okan, Ahmet Taner Kışlalı,
Necip Hablemitoğlu, Metin Göktepe, Çetin
Emeç'i de katletmişlerdir. Hepsini saygıyla
anıyor acılarını yüreğimizde hissediyoruz.
Basındaki tekelleşmeye ve özgür düşünceyi
yok etme çabalarını, teksesli toplum yaratma
özlem ve gayretlerini ve basın özgürlüğüne
yapılan tüm saldırıları nefretle kınıyoruz.
Kalpaksız Kuvayi Milliyeci Sakıncalı Piyade
Yurtsever Araştırmacı Gazeteci“vurulduk ey
halkım, unutma beni” diyordun.
Unutmadık, unutturmayacağız.
Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz dedi. |
|
|
| ADD, Eğitim-Sen
TEKEL İşçisi Yalnız Değildir |
|
Gümüşhacıköy Atatürkçü Düşünce
Derneği Şubesi ve Eğitim-Sen
Temsilciliği Ortaklaşa basın
açıklaması yaptı. Açıklamalarında
TEKEL işçilerinin mağduriyetine
değinildi. Grup adına açıklamayı
İlçemiz ADD Başkanı Ali OTTAN yaptı.
OTTAN; Kendini demokrasi havarisi
gören ve ülkeyi demokratik açılım,
alevi açılımı, roman açılımı gibi
kavramlarla oyalayan hükümet sadece
kendisine demokrat olduğunu bir kez
daha göstermiştir. |
Devamı
için tıklayınız |
|
 |
|
|